7 Mart 2009 Cumartesi

!EAGLES!




!Eagles!

Eagles, Eagles, Eagles... Size bu grubu nasıl tarif edeyim, arkadaşlar? Ya da tarifi mükün bir grup mudur acaba? Hiç sanmıyorum... Neden böyle düşünüyorum peki? Neden böyle düşündüğümü anlamak için benimle kısa bir "yazı turu"na çıkmanız gerekiyor.

Öyleyse sizleri yazımın devamına davet ediyorum!

Ben bir sürü grup dinledim; bu grupların arasında kimler yok ki! Whitesnake, The Great White, Led Zepellin, Jimi Hendrix Experience, Metallica, Stevie Ray Vaughan Double Trouble, Deep Purple, Lynyrd Skynyrd, Jefferson Airplane, ZZ Top, Alice Cooper... Anlayacağınız o ki bir çok baba grupları dinleme, konser kayıtlarını izleme fırsatım oldu. Peki bunları neden söyledim sizlere? Belki abartıyorum, belki de bana hakverecek, belki de vermeyeceksiniz; ama bu benim düşünceme göre müzikal dehanın tavan yaptığı, her biri gerçek birer müzisyenden oluşan Eagles'ın müzikal anlamda tepe yapmış bir grup olduğu gerçeğini zihnimden silemeyecek hiçbir zaman.

Kaç gündür sıkılmadan, bıkmadan diskografisini dinliyorum, konser dvd'lerini izliyorum. Gerçekten bu kararı vermem hiç kolay olmadı. Bilen bilir; kalbimin en önemli yerine sahip grubu Led Zeppelin'dir. Led Zeppelin ki; beni müziğe aşık etti, hard rock, blues ile tanışmamı sağladı. Ancak O bile beni Eagles kadar etkileyemedi, etkileyemezdi de... Jimmy Page'in dehasına diyeceğim laf yok, diğer elemanların da müzikal anlamda yeteneklerine de diyeceğim bir şey yok. Ama Eagles'da tüm müzisyenler(bass'çı Schmit dışında diyelim, çünkü kendisi sadece vokalist - çok güzel sesi var- ve bass kullanıyor) en az iki enstrümana çok yüksek bir şekilde hakimler. Özellikle ne demek istediğimi anlamanız için "Hell Freezes Over" DvD'sini izlemeniz şart diyebilirim. Mesela örnek vermek gerekirse; Don Henley abimiz, konserde kendilerine eşlik edecek olan orkestrayı denetlerken bir şeylerin yanlış olduğunu düşünüyor ve baştan sona üç kere parçanın çalınan kısmını dinledikten sonra Kemanistlerin önündeki nota defterine bakarak üç tane notayı değiştiriyor ve şarkının düzgün icra edilmesini sağlıyor. Belki önemli değil gibi durabilir, ancak bu adamların müzikal anlamda ne kadar ileri olduklarını böylelikle anlamış olabilirsiniz. Ben böyle bir hareketi ne yalan söyleyeyim anca Bach, Beethoven gibi üstadlardan beklerdim, ki şimdiye kadar böyle bir olaya şahit olmuş değilim.

Müzikal yetenek demişken... Ben adamların tüm şarkılarını dinledim. Adamlar öyle bir iş yapmaya kalkışmışlar ki, kimi zaman sizi ağlatacak kadar derin, kimi zaman da kahkaya boğacak kadar güzel müzik yapmışlar. Eğer diskografisini dinleme şansına erişirseniz adamların yaptığı yegane işin Hotel California olduğunu pekala anlayabilirsiniz.

"Aslında söylenecek çok şey var..." gibi klasik bir cümle kalıbı kullanmak istemezdim. Ancak yazıyı kısa tutma gereksinimi duyuyorum babalara saygıdan dolayı. Yoksa herbir grup elemanı hakkında bunun on katı yazacak kadar bilgim var ve adamların icraatları da bu sayfayı komple dolduracak kadar da yer kaplar. Ama ben yazıyı kısa tutarak birebir bu olaya şahit olmanızı istiyorum.

Umarım biraz bile heves eder, tarihin bu ender güzel gruplarından birine şans ayırırsınız. Beni okuduğunuz için çok teşekkür eder, yazıyı grubun üyelerinin ismiyle ve diskografi bilgileriyle sizi başbaşa bırakırım;

Şimdiki Üyeler:

Glenn Frey
Don Henley
Joe Walsh
Timothy B. Schmit

Önceki Üyeler;

Don Felder(severdim ben seni :( )
Randy Meisner
Bernie Leadon

Diskografi:

Stüdyo Kayıtları-

1972 Eagles
1973 Desperado
1974 On The Border
1975 One of These Nights
1976 Hotel California
1979 The Long Run
2007 Long Road Out of Eden(aynı adı taşıyan parçalarına bakacak olursanız adamlar çaptan düşmemişler =) )

Canlı Kayıtları-

1980 Eagles Live!
1994 Hell Freezes Over(en iyi izlediğim dvd)

Dinleyin, dinletin...

7 Şubat 2009 Cumartesi

Grandpa's Inn

Merhaba sevgili dostlarım;

Yeni bir blog açmaya karar verdiğimden beri düşünüyorum; "acaba ne etsem, ne yapsam, aklımdakileri nasıl oturtsam..." diye. İsim bulmakta o kadar çok zorlandım ki! En sonunda blogumun amacına ve duruşuna uygun bir isim seçebildim: Grandpa's Inn!

Bu ismin anlamı şu: Bu blogun konularının yarısından fazlası müzik üzerine olacak. Ee, ben ne tür müzikler dinliyorum? Eskide kalmış(gerçi kalitelerinin şimdiki müziklere oranla daha yüksek olduğunu sabaha kadar çatır çatır tartışabilirim), daha çok blues(belli bir yaşın altındaki insanların bu müzik türünü dinleyebileceklerini sanmıyorum), Rock n' Roll, Blues-Rock, Hard Rock dinlediğim için bu isimde karar kıldım. Hadi size bir ipucu; bu ismi daha sonraları başka büyük bir projede kullanabilirim...

Efendim neyse, isim konusunu hallettim halletmesine. Ancak ortada daha büyük sorunlar var. Bu sorunların en başında okulum ve derslerim geliyor elbette. Bir de üzerine 10 saatten fazla gitar çalışmalarım ve egzersizlerim eklenirse, hayli kısıtlı bir süre kalıyor bana. Eh, "boş oturmak mı daha iyi, yoksa kendini geliştirmek mi?" sorusunu kendime sorduğum anda gözümü karartıp blog işine girdim.

Peki kendini geliştirme dedim(gerçekten de dedim...), nasıl olacak bu iş? İlk başta Türkçeye olan hakimiyetimin artacağından hiç kuşkum yok. İkincisi burada yayınlanmak üzere, sadece buraya ait gitar demoları hazırlayıp, şarkı sözleri ve şiirler yazacağım. Tabii bunun benim üretkenliğime ve sanat zekama olan etkilerini kuşkusuz uzun vadede blogumu takip edenler ve ben izleyeceğiz. ^^

Neyse, "Long Live Rock'n Roll!" diyerek giriş yazımı bitiriyorum. Umarım güzel işler ortaya koyabilirim. ^_^